Muratlı, Tekirdağ, Anneler Günü, Kutlama, Köşe Yazısı, Makale, Ali Osman Meriç, Emekli, Öğretmen

web tasarla

Öğretmen, Müdür, Emekli, Anneler Günü, Köşe Yazısı, Makale, Ali Osman Meriç, Tekirdağ, Muratlı

Muratlı Hizmet Gazetesi | Haftalık Bağımsız Siyasi Yerel Gazete | 0 282 361 29 94
muratl haberleri

Ana Sayfa     |     Gündem     |      Politika      |      Spor      |      Sanat      |      Emlak      |      Künye      |      İletişim


 

* ANNELERİMİZİN GÜNÜ *

-Anneme ve bütün annelere-

 

               Değerli Okurlar; İnsanoğlu en eski çağlardan beri anneyi ve anneliği yüceltmiştir. Her çağda ona saygı duymuş ve ona   duyduğu saygıyı, sevgiyi çeşitli törenlerle, bayramlarla her şekilde dile getirmeye çalışmıştır.

              Herkesin yakından bildiği gibi Anneler Günü ülkemizde kutlanmaya başlanmadan önce 1908 yılında Amerika’ da yaşayan bir kızın, kaybettiği annesini unutamaması, onu anmak istemesi üzerine başlamıştır. Annesini her yıl çiçeklerle anmak

İsteyen kızın bu girişimleri daha sonra bütün dünyaya yayılmış ve kabul görmüştür. Yurdumuzda ise ilk Anneler Günü 1956 yılında kutlanmış, sonraki yıllarda kutlanmaya devam etmiştir. Bugün de hepimizin bildiği gibi, her yıl dünyada ve yurdumuzda Mayıs ayının ikinci Pazar günü “ Anneler Günü “ olarak kutlanmaktadır. Bu güzel ve çok anlamlı bir günü hatırlamamak, ona yer ayırmamak, bütün annelerimize haksızlık olur. Öncelikle buradan kendi annemin ve bütün annelerin Anneler Günü’nü yürekten kutluyor, hepsinin ellerinden öpüyorum. Aslında, o ellerin bir gün değil, her zaman öpülmeye lâyık olduğunu hiç birimiz unutmamamız gerekir.

             Bu önemli günde; bizleri besleyen, doyuran, dokuz ay karnında taşıyan annelerimizi sevmek, onların isteklerini yerine getirmek bizim için bir vefa borcudur. Uzun kış gecelerinde bütün doğa kış uykusunda iken, başucumuzda gece boyunca uyanık duran annelerimizdir. Hasta olmayalım diye üzerimize titreyen, hastalandığımızda ise sabahlara kadar başımızdan ayrılmayan, ayaklarında ve kucağında yorulmak bilmeden ninniler söyleyen annelerimizdir. Kendi yemeyip yediren, giymeyip giydiren, yaşamlarını adeta bizler için adayan annelerimizdir. Bizleri sonsuz şefkat ve sıcaklığıyla besleyerek, kendine güvenen ve kendi ayakları üstünde durabilen insanlar haline getiren, dostluğu ve anlayışıyla bizi güzelleştiren yine annelerimizdir.

         *     *      *       *      *      *

          Annelerin niteliğini saymaya kalksak, bütün insan niteliklerini saymak zorunda kalırız. Çünkü tüm özelliklerimizin kazandırıcısı, en azından ilk taşların koyucusu, ilk mimarı annelerdir. Annelerimizi diğer insanlardan ya da diğer yakınlarımızdan farklı kılan özellik nedir? Bu, annenin koşulsuz bir sevgiyle sevmesidir. Anne çocuğunu severken, onun da kendisini sevmesini beklemeden sever. Çocuğu onun istediği gibi biri olması şartını ileri sürmeden sever. Ama biz insanlar birbirimizi böyle koşulsuz sevmeyiz. Ancak, bizi kabul eden, bize sevgi gösteren, benzer taraflarımız olan insanları severiz. Ya da o kişiden bir çıkarımız varsa, ondan bir fayda bekliyorsak ona yakınlık gösteririz. Bize kötülük edeni, çıkarımız olmayanı sever miyiz? Oysa anne çocuğu

dünyanın en hayırsız evladı da olsa, onu sever, onun için acı çeker, iyi olması için dua eder ve elinden geleni yapmaya çalışır...

         Anneler bizim ilk öğretmenlerimizdir. Kaşığı nasıl tutacağımızdan, ne zaman “günaydın” diyeceğimize kadar pek çok kuralı, davranış biçimini o öğretir. İyiyi, kötüyü, yanlışı, doğruyu o belletir. Biz bu anlamda annelerimizin eseriyiz. Gerçekten bize çok emek verir anneler. Derdimize ilaç, yaramıza merhem olurlar. Annelerinden sınırsız sevgi ve şefkat gören çocuklar daha sağlıklı, insanlara saygı-sevgi duyan bireyler olurlar. Çocuklar sevgi aldıkları oranda, sevmeyi öğrenirler. Sonra da sevgi dağıtan bireyler olurlar. Fakat; anne sevgisinden, şefkatinden yoksun kalmış kişilerin durumları ne acıdır. Şiddete eğilimli, hırçın, kavgacı, alkol, uyuşturucu bağımlısı insancıklar olurlar.        

                      *     *      *       *      *      * 

             Görülüyor ki annelerimiz küçüklüğümüzden bu yana ihtiyaçlarımızı karşılıyor, hem de belki ömrümüz boyunca gerçek sevgisi ile, dostluğu ile hep yanımızda oluyorlar. Her şeyin sahte ve yüzeysel olduğu çağımızda karşılık beklemeden duyulan sevgi

ne yüce bir değerdir. Elbette, böylesine yürekten, böylesine katıksız seven insanın, sevdiği bir varlığa bir zarar geldiği takdirde duyduğu acı da o denli derin ve yalansız olacaktır. Bu konuda şöyle bir hikaye anlatırlar: İki kadın Davut Peygamber’e gelerek birbirlerinden davacı olurlar. Davanın konusu paylaşılamayan bir bebektir. İki kadın da bu bebeğin annesi olduklarını, iddia ederler. Peygamber ikisini de dinler, İkisi de gözyaşları içinde, bebeği isterler. Bunun üzerine peygamber; “O zaman bebeği ortadan keselim; yarısı senin, yarısı da senin olsun” der. Kadınlardan biri; “peki, tamam” der. Ötekisi dehşetle irkilir.

 

             Sakın böyle bir şey yapmayın, “öldüğünü görmektense, başkasının olmasına razıyım” der. Davut Peygamber, tereddüt göstermeden  çocuğu bu kadına verir. İşte sevgili dostlar, her şeyin sahte ve taklit olduğu günümüzde anne ve annelik gerçekliği

katıksızlığı ile çok farklı bir yere sahiptir gönlümüzde... Boşuna dememişler, “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” diye.

         

Çocuktum, anam bize ders verdi.

Karşılık beklemeden hep emek verdi.

Söylediğim her söze hemen gücenmez,

Anaların hakkı kolay ödenmez.

 

 

Hepinize huzurlu bir hafta diliyorum.

Okunma :1560
Yapılan Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. Muratlı Hizmet Gazetesi 2014© Kaynak gösterilerek dahi kısmen veya tamamen kullanılamaz.

info@muratlihizmetgazetesi.com  |  Sitemiz Trakya Gazeteciler Birliği Derneği Üyesidir.

Tasarım Sohbet Son Dakika Tekirdağ Muratlı Haberleri